İnsanlar sıkılınca çok farklı şeyler yapabilir. Ama en çok yapılan şey film izlemektir.
Geçenlerde film haberlerine
bakarken izlenmesi gereken filmlerden birine denk geldim. Biliyorum
büyük işsiz diyebilirsiniz bana ama öyleyim ne yapabilirim ki. Bazen
sıkılınca değişik şeyler yapabiliyoruz.Neyse izlenmesi gereken şu
filmden bahsedeyim. Filmin adı Walter Mitty'nin Gizli yaşamı. Bir de
konusuna bakalım :
Fantezi dünyasında sessiz sedasız bir hayat
süren, tirajı yüksek "Life!" dergisinin fotoğraf arşivinde çalışmakta
olan Walter, kendini hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Yeni iş
arkadaşı Cheryl'la masumca flört etmeye başlamasının sonrasında hayatı,
hayalindeki sevgilinin gerçeğe dönüşmesiyle değişir. Cheryl, onun uzun
süredir düşlediği aşkın vücut bulduğu insandır. Ancak Walter, büyüsünün
bozulacağını düşündüğünden hislerini Cheryl'a açıklamakta tereddüt
etmektedir. Bir yandan da derginin artık yalnızca internetten yayın
yapacağı haberini alması, onu işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya
getirecektir. Derginin basılı yayın hayatına veda edeceği son sayısında
çıkması planlanan önemli bir fotoğrafın yok olmasıyla işler karışır.
Walter'ı ve Cheryl'ı akıl almaz olaylar ve sürpriz gelişmeler
beklemektedir.
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ocak 2015 Salı
17 Ocak 2015 Cumartesi
O havayı yakalatan bir film!
Geçenlerde yine yeni film haberlerine
bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. İnterstellar'ı her izlediğimde film beni resmen bilimin tutsağı haline getiriyor. Olay kurgusu o kadar iyi ki o kadar bilimsel bir şeyi gerçekten çok iyi anlatabilmişler. Tabi bunu yapmalarında oyuncuların çok büyük payı var. E nede olsa oyuncu kadroları gerçekten muhteşemdi. Filmin konusu da şöyle:
Teknik bilgisi ve becerisi yüksek olan Cooper, geniş mısır tarlalarında çiftçilik yaparak geçinmektedir; amacı iki çocuğuna güvenli bir hayat sunmaktır. Onlarla yaşayan Büyükbaba Donald çocuklara göz kulak olurken, henüz 10 yaşındaki kızı Murph şaşırtıcı bir zekaya sahiptir. Geçmişte bıraktığı biliminsanı kariyerini özleyen Cooper'un karşısına bir gün beklenmedik bir teklif çıkar ve ailesinin, dahası insanlığın güvenliği için zorlu bir karar alması gerekir...
Christopher Nolan'ın, Jonathan Nolan ile kaleme aldığı ve yönetmenliğini sırtladığı filmin yıldız oyunculardan oluşan oyuncu kadrosunda Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain, Matt Damon, Bill Irwin, John Lithgow ve Michael Caine gibi isimler yer alıyor. Bilimkurgunun yanı sıra dramatik öğeler de içeren filmin senaryosu Fizikçi Kip S. Thorne'nun evrendeki 'Solucan Delikleri' teorisinden ilham alıyor.
Teknik bilgisi ve becerisi yüksek olan Cooper, geniş mısır tarlalarında çiftçilik yaparak geçinmektedir; amacı iki çocuğuna güvenli bir hayat sunmaktır. Onlarla yaşayan Büyükbaba Donald çocuklara göz kulak olurken, henüz 10 yaşındaki kızı Murph şaşırtıcı bir zekaya sahiptir. Geçmişte bıraktığı biliminsanı kariyerini özleyen Cooper'un karşısına bir gün beklenmedik bir teklif çıkar ve ailesinin, dahası insanlığın güvenliği için zorlu bir karar alması gerekir...
Christopher Nolan'ın, Jonathan Nolan ile kaleme aldığı ve yönetmenliğini sırtladığı filmin yıldız oyunculardan oluşan oyuncu kadrosunda Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain, Matt Damon, Bill Irwin, John Lithgow ve Michael Caine gibi isimler yer alıyor. Bilimkurgunun yanı sıra dramatik öğeler de içeren filmin senaryosu Fizikçi Kip S. Thorne'nun evrendeki 'Solucan Delikleri' teorisinden ilham alıyor.
25 Aralık 2014 Perşembe
Yeni yıl için güzel filmler!
Beni her izlediğimde benden alan filmler var. Ama vize dönemimden dolayı bu filmi unutmuşum.
Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta'yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman'ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:
Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes'un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere'de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım'da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım'da Parlemento Binası'nın önünde toplanmasını ister.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch'in (Stephen Rea) V'nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey'in V'yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler'den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey'e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey'in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V'nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey'e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey'in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski'nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V'nin yüzü hiç görülmez.
Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta'yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman'ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:
Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes'un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere'de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım'da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım'da Parlemento Binası'nın önünde toplanmasını ister.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch'in (Stephen Rea) V'nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey'in V'yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler'den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey'e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey'in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V'nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey'e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey'in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski'nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V'nin yüzü hiç görülmez.
14 Aralık 2014 Pazar
En çok izlenen filmler!
Beni her izlediğimde benden alan filmler var. Ama vize dönemimden dolayı bu filmi unutmuşum.
Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta'yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman'ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:
Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes'un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere'de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım'da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım'da Parlemento Binası'nın önünde toplanmasını ister.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch'in (Stephen Rea) V'nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey'in V'yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler'den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey'e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey'in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V'nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey'e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey'in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski'nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V'nin yüzü hiç görülmez.
Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta'yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman'ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:
Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes'un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere'de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım'da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım'da Parlemento Binası'nın önünde toplanmasını ister.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch'in (Stephen Rea) V'nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey'in V'yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler'den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey'e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey'in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V'nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey'e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey'in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski'nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V'nin yüzü hiç görülmez.
16 Kasım 2014 Pazar
Kasım ayının unutulmaz filmleri!
Beni her izlediğimde benden alan filmler var. Ama vize dönemimden dolayı bu filmi unutmuşum.
Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta'yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman'ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:
Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes'un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere'de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım'da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım'da Parlemento Binası'nın önünde toplanmasını ister.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch'in (Stephen Rea) V'nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey'in V'yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler'den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey'e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey'in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V'nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey'e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey'in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski'nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V'nin yüzü hiç görülmez.
Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta'yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman'ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:
Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes'un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere'de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım'da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım'da Parlemento Binası'nın önünde toplanmasını ister.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch'in (Stephen Rea) V'nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey'in V'yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler'den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey'e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey'in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V'nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey'e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey'in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski'nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V'nin yüzü hiç görülmez.
24 Ekim 2014 Cuma
İnanılmaz filmler!
İnsanlar sıkılınca çok farklı şeyler yapabilir. Ama en çok yapılan şey film izlemektir.
Geçenlerde film haberlerine bakarken izlenmesi gereken filmlerden birine denk geldim. Biliyorum büyük işsiz diyebilirsiniz bana ama öyleyim ne yapabilirim ki. Bazen sıkılınca değişik şeyler yapabiliyoruz.Neyse izlenmesi gereken şu filmden bahsedeyim. Filmin adı Walter Mitty'nin Gizli yaşamı. Bir de konusuna bakalım :
Fantezi dünyasında sessiz sedasız bir hayat süren, tirajı yüksek "Life!" dergisinin fotoğraf arşivinde çalışmakta olan Walter, kendini hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Yeni iş arkadaşı Cheryl'la masumca flört etmeye başlamasının sonrasında hayatı, hayalindeki sevgilinin gerçeğe dönüşmesiyle değişir. Cheryl, onun uzun süredir düşlediği aşkın vücut bulduğu insandır. Ancak Walter, büyüsünün bozulacağını düşündüğünden hislerini Cheryl'a açıklamakta tereddüt etmektedir. Bir yandan da derginin artık yalnızca internetten yayın yapacağı haberini alması, onu işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getirecektir. Derginin basılı yayın hayatına veda edeceği son sayısında çıkması planlanan önemli bir fotoğrafın yok olmasıyla işler karışır. Walter'ı ve Cheryl'ı akıl almaz olaylar ve sürpriz gelişmeler beklemektedir.
Geçenlerde film haberlerine bakarken izlenmesi gereken filmlerden birine denk geldim. Biliyorum büyük işsiz diyebilirsiniz bana ama öyleyim ne yapabilirim ki. Bazen sıkılınca değişik şeyler yapabiliyoruz.Neyse izlenmesi gereken şu filmden bahsedeyim. Filmin adı Walter Mitty'nin Gizli yaşamı. Bir de konusuna bakalım :
Fantezi dünyasında sessiz sedasız bir hayat süren, tirajı yüksek "Life!" dergisinin fotoğraf arşivinde çalışmakta olan Walter, kendini hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Yeni iş arkadaşı Cheryl'la masumca flört etmeye başlamasının sonrasında hayatı, hayalindeki sevgilinin gerçeğe dönüşmesiyle değişir. Cheryl, onun uzun süredir düşlediği aşkın vücut bulduğu insandır. Ancak Walter, büyüsünün bozulacağını düşündüğünden hislerini Cheryl'a açıklamakta tereddüt etmektedir. Bir yandan da derginin artık yalnızca internetten yayın yapacağı haberini alması, onu işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getirecektir. Derginin basılı yayın hayatına veda edeceği son sayısında çıkması planlanan önemli bir fotoğrafın yok olmasıyla işler karışır. Walter'ı ve Cheryl'ı akıl almaz olaylar ve sürpriz gelişmeler beklemektedir.
18 Mayıs 2014 Pazar
İzlenilesi fantastik filmler!
İnsanlar sıkılınca çok farklı şeyler yapabilir. Ama en çok yapılan şey film izlemektir.
Geçenlerde film haberlerine bakarken izlenmesi gereken filmlerden birine denk geldim. Biliyorum büyük işsiz diyebilirsiniz bana ama öyleyim ne yapabilirim ki. Bazen sıkılınca değişik şeyler yapabiliyoruz.Neyse izlenmesi gereken şu filmden bahsedeyim. Filmin adı Walter Mitty'nin Gizli yaşamı. Bir de konusuna bakalım :
Fantezi dünyasında sessiz sedasız bir hayat süren, tirajı yüksek "Life!" dergisinin fotoğraf arşivinde çalışmakta olan Walter, kendini hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Yeni iş arkadaşı Cheryl'la masumca flört etmeye başlamasının sonrasında hayatı, hayalindeki sevgilinin gerçeğe dönüşmesiyle değişir. Cheryl, onun uzun süredir düşlediği aşkın vücut bulduğu insandır. Ancak Walter, büyüsünün bozulacağını düşündüğünden hislerini Cheryl'a açıklamakta tereddüt etmektedir. Bir yandan da derginin artık yalnızca internetten yayın yapacağı haberini alması, onu işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getirecektir. Derginin basılı yayın hayatına veda edeceği son sayısında çıkması planlanan önemli bir fotoğrafın yok olmasıyla işler karışır. Walter'ı ve Cheryl'ı akıl almaz olaylar ve sürpriz gelişmeler beklemektedir.
28 Nisan 2014 Pazartesi
Kaçırılmayacak filmlerden biri!
Beni her izlediğimde benden alan filmler var. Ama vize dönemimden dolayı bu filmi unutmuşum.
Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta'yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman'ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:
Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes'un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere'de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım'da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım'da Parlemento Binası'nın önünde toplanmasını ister.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch'in (Stephen Rea) V'nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey'in V'yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler'den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey'e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey'in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V'nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey'e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey'in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski'nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V'nin yüzü hiç görülmez.
Geçenlerde yine yeni film haberlerine bakarken aklıma geldi ve izledim mükemmeldi. V for Vendetta'yı her izlediğimde bana bu havayı yakalatması filmin bence en mükemmel filmler arasında olmasından olabilir. Tabi oyuncularından birinin gerçekten hayran olduğum biri olması da cabası. Herhalde Natalie Portman'ın izlemediğim filmi kalmamıştır. Filmin konusu da şu şekilde:
Remember, remember, the fifth of november! (Hatırla, 5 Kasımı hatırla!) sloganı ve gerçekleştirdiği eylemler yönetimi ve halkı hareketlendirir. (5 Kasım 1605; Guy Fawkes'un İngiliz Parlamento Sarayını havaya uçurma girişiminin tarihidir.) Sadece kapalı devre TV yayını yapılan İngiltere'de yayıncı kuruluşu basar ve bir sonraki sene 5 Kasım'da her şeyin değişeceğini ve onun gibi düşünen herkesin sonraki sene 5 Kasım'da Parlemento Binası'nın önünde toplanmasını ister.
Filmde bir yandan bir sene içinde halkın uyanışına, yönetimin gerildikçe baskıyı arttırmasına, özgürlük için gerekli temellerin atılmasına, dedektif Finch'in (Stephen Rea) V'nin ve despot rejimin sırlarını araştırmasına, diktatörlüğün doğuşu ve gelişmesine tanık olurken; diğer yandan Evey'in V'yi ve kendini tanıması, yönetimin kişisel yaşama saldırısı, özgürlüklerin korkulara kurban edilmesi anlatılmaktadır.
Filmin sonunda halk değişime hazırdır, diktatörü devirmek ve parlamentonun havaya uçmasını izlemek için suratlarındaki Fawkes maskelerine rağmen (ki o maskeleri tüm İngiliz halkına V yollamıştır), 4 Kasım geceyarısı parlementoya doğru önlerindeki askerlerden oluşmuş barikatı aşarak yürürler.Aynı anda V intikamını diktatörden, Adam Sutler'den (John Hurt), alır; ölümcül yaralarla Evey'e döner birbirlerine aşklarını ilan ederler. V, Evey'in kollarında ölür. Dedektif Finch, patlayıcı dolu metro vagonuna konmuş V'nin cenazesine ve vagonları harekete geçirmek üzere olan Evey'e ulaşır.Silahını doğrultur ama Evey'in sözlerinden etkilenir ve silahını indirir. Film parlamento binasının havaya uçurulması ile sona erer.
Filmde Londradaki iki anıt bina havaya uçurulur; filmin başında Londra Ağır Ceza Mahkemesi ve sonunda Westminister Sarayı, Çaykovski'nin 1812 Uvertürü eşliğinde yerle bir olur.
Film boyunca V maskesini sadece bir kez, ağlamak için çıkarır, bu sahnede de yüzü değil maske görünmüştür. Bu sahnede sürekli gülümseyen maske altında acı çeken ve ağlayan devrimci ve aşık karakter yattığı ironisi çok güzel vurgulanmıştır. Filmde V'nin yüzü hiç görülmez.
18 Nisan 2014 Cuma
Eğlenilecek şeylerden biri film haberleri!
Bir film hastası olarak bugün filmlerden konuşalım bari yine.
Çoğumuz canı sıkılınca arkadaşları ile haberleşip dışarı çıkar ve eğlenir . Ama bazen bu yeterli gelmez kendinize zaman ayırmak istersiniz. Bunu da en iyi film izleyerek yaparsınız bence. Ama şu sıralar pekte iyi film yok sanki piyasada . Ya da ben çoğunu izlediğim için bana öyle geliyor olabilir. Bende sürekli film haberlerine bakar oldum . acaba yeni film var mı ? gelecek olan filmler iyi mi? Yada ne zaman çıkacak diye? Bazen öyle haberlere denk geliyorum ki benim gülmekten kendimden geçiriyor. Düşünün yani nasıl bir sıkılmış ruh hali içine giriyorm . Bence sizde çok sıkılırsanız bunları yapabilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)